Livre · Yüksek Ökçeler
Page 3 sur 6
Auteur: Ömer Seyfettin
Temps0:00
Vitesse (WPM)0.0
Précision100.0%
Clique sur démarrer puis tape exactement les lignes. · Retour arriere desactive — continuez meme apres une erreur.
Hatice Hanım'ın temizlik, namus merakından başka bir de yüksek
ökçe merakı vardı. Güzeldi, tombuldu, cıvıl cıvıl bir şeydi.
Fakat boyu çok kısa olduğu için evin içinde de bir karışa yakın
ökçeli iskarpinler giyerdi. Adeta bir cambaza dönmüştü.
Bu yüksek ökçelerle merdivenleri takır takır bir hamlede iner,
ayağı burkulmadan bir aşağı, bir yukarı koşar dururdu. Nihayet
bir baş dönmesi geldi. Çağırdığı doktor ilaç filan vermedi: -
Bütün rahatsızlığınıza sebep bu ökçelerdir, hanımefendi dedi,
onları çıkarın. Rahat, yünden, yumuşak bir terlik giyin. Hiçbir
şeyiniz kalmaz. Hatice Hanım, doktorun tavsiye ettiği bu yünden
terlikleri aldırdı. Hakikaten rahattı. İki gün içinde başının
dönmesi filan geçti. Dizlerinde, baldırlarında sızı kalmadı.
Fakat böyle, tam vücudu rahat ettiği sırada, ruhu derin bir azap
duydu. Dokuz senelik adamlarının iki gün içinde birdenbire
ahlakları bozulmuştu. Eleni'yi kendi diş fırçasıyla dişini
fırçalarken, Gülter'i kilerde reçel kavanozunu boşaltırken
görmüştü. Mehmet'i et günü olmadığı halde bol bir sahan
külbastıyı yerken yakaladı. - Ne oldu bunlara Yarabbim? Bunlara
ne oldu? Diyordu. Bir hafta içinde adamlarının on beşten fazla
hırsızlığını, yolsuzluğunu tuttu.
Clique sur démarrer puis tape exactement les lignes.
Non démarré