本 · Kaşağı
7ページ中1ページ
著者: Ömer Seyfettin
時間0:00
速度 (WPM)0.0
正確性100.0%
スタートを押して行を正確に入力してください。 · バックスペース無効 — エラー後も続行してください。
Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında
görünmeyen derenin hazin şırıltısını işitirdik. Evimiz iç çitin
büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi. Annem,
İstanbul'a gittiği için benden bir yaş küçük olan kardeşim
Hasan'la artık Dadaruh'un yanından hiç ayrılmıyorduk. Bu, babamın
seyisi, ihtiyar bir adamdı. Sabahleyin erkenden ahıra koşuyorduk.
En sevdiğimiz şey atlardı. Dadaruh'la beraber onları suya
götürmek, çıplak sırtlarına binmek, ne doyulmaz bir zevkti. Hasan
korkar, yalnız binemezdi. Dadaruh onu kendi önüne alırdı.
Torbalara arpa koymak, yemliklere ot doldurmak, gübreleri
kaldırmak eğlenceli bir oyundan ziyade, bizim hoşumuza gidiyordu.
Hele tımar... Bu en zevkli şeydi. Dadaruh eline kaşağıyı alıp işe
başladı mı, tıpkı... tık... tık... tık... tıpkı bir saat gibi...
yerimde duramaz:
- Ben de yapacağım! diye tuttururdum.
O vakit Dadaruh, beni Tosun'un sırtına koyar, elime kaşağıyı
verir,
- Hadi yap! derdi.
スタートを押して行を正確に入力してください。
未開始