도서 · And
16페이지 중 6페이지
저자: Ömer Seyfettin
시간0:00
속도 (WPM)0.0
정확도100.0%
시작을 누르고 줄을 정확히 입력하세요. · 백스페이스 비활성화 — 오류 후에도 계속 입력하세요.
Mektepte yalnız bir nevi ceza vardı: Dayak... Büyük kabahatliler,
hatta kızlar bile falakaya yatarlardı. Falakadan korkmayan,
titremeyen() yoktu. Küçük kabahatlilerin cezası ise nisbetsiz,
mikyassızölçüsüz idi. Küçük Hoca'nın ağır tokadı... Büyük
Hoca'nın uzun sopası... ki rastgeldiği kafayı mutlaka şişirirdi.
Ben hiç dayak yememiştim. Belki iltimas ediyorlardı. Yalnız bir
defa Büyük Hoca, kuru, kemikten elleriyle yalan söylediğim(-diğ,
sıfat fiil)için sol kulağımı çekmişti. O kadar hızlı çekmişti ki,
ertesi gün bile yanıyordu. Kıpkırmızı idi. Halbuki kabahatim
yoktu. Doğru söylemiştim. Bahçedeki abdest fıçısının musluğu
koparılmıştı. Büyük Hoca bu kabahati yapanı(-an, sıfat
fiil)arıyordu. Bu, mavi cepkenli, kırmızı kuşaklı, hasta, zayıf
bir çocuktu. Haber verdim. Falakaya konacaktı. İnkar etti. Sonra
diğer bir çocuk çıktı. Kendi kopardığını(-dığ, sıfat fiil), onun
kabahati olmadığını() söyledi. Yere yattı. Bağıra bağıra sopaları
yedi.
시작을 누르고 줄을 정확히 입력하세요.
시작 안 됨