Языки

Клавиатура

Страница 4 из 9

Автор: Ömer Seyfettin

Время0:00
Скорость (WPM)0.0
Точность100.0%

Нажмите старт и печатайте строки точно. · Backspace отключен — продолжайте даже после ошибки.

Karısını, işte bu, senesi bir büyük günle bir büyük geceden
ibaret olan başka cihandan almıştı. Gemisi altın, gümüş, inci,
elmas, esir dolu vatana dönerken, kenarsız denizin ortasında
evlenmiş, oğlu Turgut, Çanakkale'yi geçerken doğmuştu. Şimdi
kırkbeş yaşında olmalıydı. Acaba yaşıyor muydu? Hayalini
unuttuğu, karlardan beyaz karısı acaba hala sağ mıydı? Kırk
senedir, yalnız taht şehrinin, İstanbul'un minareleri ufku,
hayalinden hiç silinmemişti. "Bir gemim olsa gözümü kapar,
Kabataş'ın önüne demir atarım" diye düşünürdü. Altmış yaşını
geçtikten sonra efendisi, onu sözde azad etti. Bu azadetmek
değil; sokağa, açlığa, perişanlığa atmaktı. İhtiyar esir, bu
viran bağın içndeki harap kulübeyi buldu. İçine girdi. Kimse bir
şey demedi. Ara sıra kasabaya iniyor, ihtiyarlığına acıyanların
verdiği ekmek parçalarını toplayıp dönüyordu. On senes daha
geçti. Artık hiç kuvveti kalmamıştı. Hem bağ sahibi de artık
kendisini istemiyordu. Nereye gidecekti?

Нажмите старт и печатайте строки точно.

Не начат