Языки

Клавиатура

Страница 15 из 23

Автор: Ömer Seyfettin

Время0:00
Скорость (WPM)0.0
Точность100.0%

Нажмите старт и печатайте строки точно. · Backspace отключен — продолжайте даже после ошибки.

Bunlar için mutlaka hazineden sana birkaç bin altın vereceğiz.
Muhsin Çelebi döndü. Önüne baktı. Sonra başını kaldırdı: - Hayır,
dedi, hazineden bir pul almam. İcap eden muhteşem takımlı atları,
süslü hademeleri ben kendi paramla düzeceğim. Hatta... - .....
Sadrazam gözlerini açtı. - ... Hatta sırtıma Şah İsmail'in
ömründe görmediği ağır bir şey giyeceğim. - Ne giyeceksin? -
Sırmakeş Toroğlu'ndaki, dîbâsı Hind'den, harcı
Venedik'ten gelme "Pembe İncili Kaftan"ı alacağım. - Ne... O
kadar parayı nerede bulacaksın, oğlum? Sadrazamın şaşmaya hakkı
vardı. Bir ay evvel tamamlanan, üzeri en nadir pembe incilerle
işlemeli bu kaftanın namını İstanbul'da duymayan yoktu. Vezirler,
elçiler, padişaha hediye etmek için Toroğlu'na müracaat ettikçe,
o, fiyatını artırıyordu. Muhsin Çelebi, bu meşhur kaftanı nasıl
alacağını anlattı: - Çiftliğimle, mandıramı, evimi rehine
vereceğim; tüccarlardan on bin altın borç toplayacağım. İki bin
altın atlarla hademelere sarf edeceğim.

Нажмите старт и печатайте строки точно.

Не начат