Diller

Klavye

Sayfa 30 / 36

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Haydutlar bu güzel kadının bu kan içinde ağlamasına bakarak sanki
mahzuz oluyorlardı. Hepsi susuyorlardı. İhtiyar saat bu
tecavüzden ve i'tisafhaksızlık tan müteessir olmuş gibi yine
tik-taklarını işittiriyor, rüzgarın gürültüsüne horoz sedaları
karışıyordu. Raçof sözde acıdı: - Ağlama Magda, dedi. Şimdi
Boris'in gelir. Orasını öper. Acısı kalmaz. Haydi ben mandolin
çalayım, bize biraz rakset... Ve ocağın yanından mandolini alarak
bir polka çalmaya başladı. Magda ağlıyor: - Ben oynamak bilmem
kaptan! Diyordu. Raçof kalktı. Magda'nın yanına gitti. Kulağına
müessir ve vahşi bir sesle: - Eğer oynamaz, neşemizi kırarsan,
Boris'i göremezsin, gider keseriz... Magda'nın bütün vücudu
sarsıldı. Gözlerinin yaşı dindi. Ve mütevekkil bir sesle: -
Oynayayım, ah Boris... Dedi. Raçof oturdu. Mandolini çalmaya
başladı. Diğer iki haydut, durmadan içiyorlar ve gülerek
Magda'nın oynayışını seyrediyorlardı. Yanağından akan kan beyaz
boynuna gidiyor, ona tekrar hayata gelmiş bir şehit manzarası
veriyordu.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı