Diller

Klavye

Sayfa 3 / 8

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Sarardı. Dudakları titriyordu. Hikayesini anlattı: - Bir akşam
dereye, yıkanmaya gitmiştim. Biraz geç kaldım. Çergeye döndüm. Ah
namus, bre namus!..Bir de ne göreyim?.. - Ne gördün? - Ah namus
bre! Namus ağam. - Söyle canım, her vakit gördüğün bir şey
olacak! - Hayır. - Ya ne gördün?.. - Karım, kız kardeşim,
anam,halam, küçük kızlarım, yengem taplanmışlar. Bir şeye
bakıyorlar, hem gülüyorlar. Jandarma bunu pek merak etti.
Cigarasını ağzından çekti: - Neye bakıyorlardı? Çingene tekrar
"namus bre, namus" diye kafasını arabanın cidarına çarptı: -
Bizim çomara Hasan'ın sarı erkek köpeği yapışmış. İçeri almışlar,
seyrediyorlardı. Jandarma gülmekten katılıyordu: - Ey, sonra?.. -
Birdenbire hiddetlendim. "Sizin hiç utanmanız, arlanmanız yok
mu?" dedim. Elime çotranın yanındaki bir balta geçti... - Ey?.. -
Hepsinin kafasına ayrı ayrı indirdim. Çomarı da ikiye böldüm.
Hiçbiri kaçamadı. Hepsini geberttim. !!!! Jandarmanın cigarası
parmaklarından düşmüştü.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı