Kitap · Başını Vermeyen Şehit
Sayfa 12 / 20
Yazar: Ömer Seyfettin
Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%
Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.
Ansızın, uzaktaki Türk kulelerinden atılan "işaret topları"
işitildi. Bu, "Biz, dörtnala geliyoruz!" demekti. Kuru Kadı,
eliyle hisarın kapısını açtı. Grijgal gazileri "Allah, Allah"
naralarıyla müthiş bir çöl fırtınası gibi fışkırdılar. İki koldan
hücum olunuyordu. Kollardan birisine Deli Hüsrev, birisine Deli
Mehmed baş olmuştu.
Ovada, Grijgal'e gelen yollardan bir toz dumandır kalkıyordu.
Nice bin atlı imdada koşuyor sanılırdı. Düşman, bu hali görünce
şaşırdı. İki ateş arasında kaldığını anladı. Halbuki toz duman
içinde yaklaşanlar ancak beş on gaziydi.
... Bozgun başladı.
Deli Mehmed'le Deli Hüsrev'in takımları düşmanı kaçırmamak için
iyice sarıyordu. Kuru Kadı cübbesini atmıştı. Elinde kılıç, teşci
ettiğicesaretlendirdiği gazilerin arkasından yürüyordu. Deli
Hüsrev, bir sarhoş gibi Karaçin'in alayına dalmış, kesiyor,
kesiyor... İnanılmaz bir çabuklukla kaçanlara yetişiyor, ikiye
biçiyordu.
Kuru Kadı'nın gözleri Deli Mehmed'i aradı.
Bakındı, bakındı.
Göremedi.
Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.
Başlatılmadı