Diller

Klavye

Sayfa 22 / 23

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

- Ya ne yaptın? - Hiç! Sadrazam ısrar etti, tekrar tekrar sordu.
Kaftanın ne olduğunu bir türlü anlayamadı. Muhsin Çelebi, yaptığı
ile iftihar edecek kadar küçük ruhlu değildi. O akşam Üsküdar'a
döndü. Ertesi günü yedi bin altına geri almak için kendisini
bulan Sırmakeş Toroğlu'na da kaftanı ne yaptığını söylemedi.
Meraklı İstanbul'da, hiç kimse, meşhur Pembe İncili Kaftan'ın
"nasıl, nerede, niçin" bırakıldığını öğrenemedi. Tebriz
sarayındaki macera, tarihin karanlığına karıştı, sır oldu. Fakat
eski zengin Muhsin Çelebi, bu kaftan için girdiği borçları verip
çiftliğini, mandırasını, iradlarını rehinden kurtaramadı.
Elçilikten yadigar kalan atı ile murassa takımını satıp
Kuzguncuk'ta minimini bir bahçe aldı. Onu ekip biçti. Çoluğunun
çocuğunun ekmeğini çıkardı. Ölünceye kadar Üsküdar pazarında
sebzevatçılık etti. Pek fakir, pek acı, pek mahrum bir hayat
geçirdi.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı