Diller

Klavye

Sayfa 3 / 23

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Bu elçi, yedi sene sonra takdirin "Yavuz" namındaki yaman
sillesiyle her gururunun, her cinayetinin cezasını bir anda gören
İsmail-i Safevi'ye gönderilecekti! Şehzadeliğini ata binmekten,
cirit oynamaktan, silah kullanmaktan ziyade, kitapla geçiren
Bayezid-i Veli'nin tabiatı son derece halimdi. Yalnız şiiri,
hikmeti, tassavvufu sever; muharebeden, mücadeleden nefret
ederdi. Vezirler, sevgili padişahlarının sükununu bozmamayı en
büyük vazifeleri sanırlardı. Bununla beraber hudutlarda yine
kavganın arkası alınamıyordu. Bosna, Eflak, Karaman, Belgrad,
Transilvanya, Hırvatistan, Venedik seferleri birbirini takip
ediyor; Modon, Koron, Zonkiyo, Santamavro fetholunuyordu. Sanki
İstanbul Fatihi'nin azmiyle dehası -tahta geçer geçmez babasının
heykelini "gölgesi yere düşüyor" diye kırdırıp sevaba girmeye
kalkan- zahitdindar halefinin zamanında da sönmüyor; sönmez bir
alev, ezeli bir ruh gibi yaşıyordu. Rahat istendikçe, gaileder,
sııntılı iş gaile üstüne çıkıyordu. Hele şark...

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı