Libro · Başını Vermeyen Şehit
Pagina 15 de 20
Autor: Ömer Seyfettin
Tiempo0:00
Velocidad (WPM)0.0
Precisión100.0%
Pulsa iniciar y escribe las líneas exactamente. · Retroceso desactivado — continua incluso tras un error.
Ne oldun, haydi gazaya... Düşman kaçıyor. Deli Hüsrev'in kalkması
Kuru Kadı'ya baştan can verdi. "Allah, Allah" diyerek ileriye
atıldı. Mücahitlere karıştı.
Cenk akşama kadar sürdü.
Er meydanının kanlı yüzüne "gece siyah saçlarını" dağıtırken
münaditellal nin: - Gaziler hisara!... Sadası duyuldu. Dönen
gaziler içinde kılıcından kanlar damlayan Kuru Kadı, birkaç
sipahi ile dışarıda kaldı. Yaralıları taşıttı. Şehit olanları
saydırdı. Bunlar tam on dokuz kahramandı... Düşman altmış dört
ceset bırakmış, diğer ölülerinin hepsini kaçırmıştı. Kuru Kadı,
sabahtan beri yemek yememiş, su içmemiş, durup dinlenmemişti...
Toplattığı şehitleri hisarın önündeki meydana yığdırdı. Şehit
Deli Mehmed'in naaşını kendi buldu. Kesik başı koltuğunda, uyur
gibi, sakin yatıyordu. Olduğu yerde gömdürdü. Sonra yanındakileri
savdı. Bu taze mezarın başına çöktü. Ezberden "Yâsin"
okumaya başladı. Dışarlarda kimse yoktu, yalnız uzakta palanga
kapısındaki nöbetçi dolaşıyordu. Kuru Kadı okurken, önündeki
mezarın birden yeşil nurlarla tutuştuğunu gördü. Sesi kısıldı.
Dudaklarını oynatamadı. Çeneleri kitlendi.
Pulsa iniciar y escribe las líneas exactamente.
Sin iniciar