Libro · Başını Vermeyen Şehit
Pagina 16 de 20
Autor: Ömer Seyfettin
Tiempo0:00
Velocidad (WPM)0.0
Precisión100.0%
Pulsa iniciar y escribe las líneas exactamente. · Retroceso desactivado — continua incluso tras un error.
Bu yeşil nurun içinde Deli Mehmed'in kanlı boynuna sarılmış beyaz
kanatlı bir melaike, hem onu nurdan elleriyle okşuyor, hem açık
alnını öpüyordu. Bu sıcak, bu yeşil nur büyüdü. Taştı. Bütün alem
bu nurun içinde kaldı. Kuru Kadı'nın gözleri kamaştı. Ruhu yandı.
Kendinden geçti.
����
Onu, daha ilk defa böyle derin bir uykuya dalmış gören yoldaşları
zorla kaldırdılar. Koltuklarına girdiler: - Haydi, kapı
kapanacak, dediler; içeri gir. Kuru Kadı'nın dili tutulmuştu.
Cevap veremedi. Sarhoş gibi sallana sallana hisara girdi. Hala
titriyordu. Palanganın içinde Deli Hüsrev'in menzilinden geçerken
durdu. Kulak verdi; ağlıyor mu, inliyor mu diye... Hayır, Deli,
şıkır şıkır, atını kaşağılıyor, keyifli bir türkü söylüyordu.
Seslendi: - Hüsrev!.. - Efendim? ..... Kapı açıldı. Kaşağı
elinde, kolları paçaları sıvalı, başı kabak Deli Hüsrev... Daha
Kuru Kadı bir şey sormadan: - Gördün mü Deli Mehmed'in zevkini?
dedi. - Siz de benim gibi buradan gördünüz mü? - "Gözlüye hod
gizli yoktur!" Küttedek kapıyı kapadı. Yine türküsüne başladı.
Pulsa iniciar y escribe las líneas exactamente.
Sin iniciar