पुस्तक · Başını Vermeyen Şehit
पृष्ठ 18 / 20
लेखक: Ömer Seyfettin
समय0:00
गति (WPM)0.0
सटीकता100.0%
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें। · बैकस्पेस अक्षम — गलती के बाद भी जारी रखें।
Ama o zaman eski şevki kayboluverdi. Ruhuna koyu bir karanlık
doldu. Kalbine acı bir ağırlık çöktü. Artık Deli Mehmed'in yeşil
nurdan mezarı içinde sürdüğü ilahi zevki göremez oldu. Bu
mahrumiyet onu delirtti. Yemekten, içmekten kesildi. Bir gün yine
perişan, kırlarda dolaşırken Deli Hüsrev'e rastgeldi. Meğer o da
geziniyormuş. Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına
dokundu. - Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin? Adam
gördüğünü kâle geçirirse kazandığı hâli kaybeder.
Eğer susaydın, gördüğün keramete ölünceye kadar şahit
olacaktın... Kuru Kadı yere diz çöktü, ağlamaya başladı: - Çok
perişanım, diye inledi, lütfet. Gel, beni gaflet uykusundan
uyandır. Benim o görmüş olduğum ahvâl ne hikmettir? İçinde
aklımı kaçırdığım bu mehâbet, bu heybet nedir? Benimle
senden başka onu gören oldu mu? - Bir gören daha var. O "can"
herkese görünmez. - Kimdir? - Bilemezsin... - Başkaları görmedi
de, biz ikimiz niçin gördük? - Şehitlik müjdesidir!
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें।
शुरू नहीं हुआ