पुस्तक · Pembe İncili Kaftan
पृष्ठ 21 / 23
लेखक: Ömer Seyfettin
समय0:00
गति (WPM)0.0
सटीकता100.0%
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें। · बैकस्पेस अक्षम — गलती के बाद भी जारी रखें।
...Geçtiği yollardan gece gündüz dörtnala döndü. Üsküdar'a
girdiği zaman, Muhsin Çelebi'nin cebinde tek bir akçe kalmamıştı.
Süslü hademelerine dedi ki: - Evlatlarım! Bindiğiniz atları,
haşaeyer örtüsü ları, takımları, üstünüzdeki esvâbları,
belinizdeki murassâsüslü hançerleri size bağışlıyorum. Bana
hakkınızı helal ediyor musunuz? - Ediyoruz. - Ediyoruz. -
Anamızın ak sütü gibi. Cevabını alınca onları başından savdı.
Geniş bir nefes aldı. Evine uğramadan, deniz kıyısına koştu. Bir
kayığa atladı. Sadrazamın konağına gitti. Nameyi Şah'a verdiğini,
hiçbir hakarete uğramadığını, Şah'ın müsaadesine tenezzül etmeden
habersizce kalkıp İstanbul'a döndüğünü söyledi. Zaten Sadrazam,
onun vazifesini hakkıyla ifa edeceğinden son derece emindi.
Yollara, derebeylerine, aşiretlere dair bazı şeyler sordu. Çelebi
kalkıp çekileceği zaman: - Ben satın almak istiyorum, oğlum,
kaftanın burada mı? dedi. - Hayır, getirmedim. - Acemistan'da mı
sattın? - Hayır, satmadım. - Çaldırdın mı? - Hayır.
स्टार्ट दबाएं और पंक्तियां सटीक टाइप करें।
शुरू नहीं हुआ