Boek · Kaşağı
Pagina 6 van 7
Auteur: Ömer Seyfettin
Tijd0:00
Snelheid (WPM)0.0
Nauwkeurigheid100.0%
Druk op start en typ de regels precies na. · Backspace uitgeschakeld — ga door, ook na een fout.
Zavallı anneciğim benim iftira atabileceğime hiç ihtimal
vermiyordu. "Aptal Dadaruh, atlara ezdirmiş olmasın?" derdi.
Ertesi sene annem, yazın gene İstanbul'a gitti. Biz yalnız
kaldık. Hasan'a ahır hala yasaktı. Geceleri yatakta atların ne
yaptıklarını, tayların büyüyüp büyümediğini bana sorardı. Bir gün
birdenbire hastalandı. Kasabaya at gönderildi. Doktor geldi.
"Kuşpalazı" dedi. Çiftlikteki köylü kadınlar eve üşüştüler.
Birtakım kuşlar getiriyorlar, kesip kardeşimin boynuna
sarıyorlardı. Babam yatağın başucundan hiç ayrılmıyordu. Dadaruh
çok durgundu. Pervin hüngür hüngür ağlıyordu. - Niye ağlıyorsun?
diye sordum. - Kardeşin hasta. - İyi olacak. - İyi olmayacak. -
Ya ne olacak? - Kardeşin ölecek! dedi. - Ölecek mi? Ben de
ağlamaya başladım. O hastalandığından beri Pervin'in yanında
yatıyordum. O gece hiç uyuyamadım. Dalar dalmaz, Hasan'ın hayali
gözümün önüne geliyor, "İftiracı! İftiracı!" diye karşımda
ağlıyordu. Pervin'i uyandırdım. - Ben Hasan'ın yanına gideceğim,
dedim. - Niçin? - Babama bir şey söyleyeceğim. - Ne
söyleyeceksin? - Kaşağıyı ben kırmıştım, onu söyleyeceğim. -
Hangi kaşağıyı?
Druk op start en typ de regels precies na.
Niet gestart