Книга · Kaşağı
Страница 5 из 7
Автор: Ömer Seyfettin
Время0:00
Скорость (WPM)0.0
Точность100.0%
Нажмите старт и печатайте строки точно. · Backspace отключен — продолжайте даже после ошибки.
Çitin kapısından geçtim. Gölgeli yoldan eve doğru koştum. Hasan'ı
çağırdım. Zavallının bir şeyden haberi yoktu. Koşarak arkamdan
geldi. Babam pek sertti. Bir bakışından ödümüz kopardı. Hasan'a
dedi ki: - Eğer yalan söylersen seni döverim! - Söylemem. -
Pekala, bu kaşağıyı niye kırdın? Hasan, Dadaruh'un elinde duran
alete şaşkın şaşkın baktı! Sonra sarı saçlı başını sarsarak: -
Ben kırmadım, dedi. - Yalan söyleme, diyorum. - Ben kırmadım.
Babam tekrar: - Doğru söyle, darılmayacağım. Yalan çok fenadır,
dedi. Hasan, inkarında inat etti. Babam hiddetlendi. Üzerine
yürüdü, "Utanmaz yalancı" diye yüzüne bir tokat indirdi. - Götür
bunu eve; sakın bunu bir daha buraya sokma. Hep Pervin'le
otursun! diye haykırdı. Dadaruh, ağlayan kardeşimi kucağına aldı.
Çitin kapısına doğru yürüdü. Artık ahırda hep yalnız oynuyordum.
Hasan evde mahpustu. Annem geldikten sonra da affedilmedi. Fırsat
düştükçe, "O yalancı" derdi babam. Hasan yediği tokat aklına
geldikçe ağlamaya başlar, güç susardı.
Нажмите старт и печатайте строки точно.
Не начат