Diller

Klavye

Sayfa 3 / 14

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

Hoca Efendi, ak sakallı, uzun boylu, bağırtkan bir ihtiyardı.
Yaz, kış, daima cübbesiz, abdest almaya hazırlanmış gibi kolları
paçaları çıplak, sıvalı, yerinde otururdu. Öğleden sonra Çarşı
Camii'ni süpürmeye gidip hiç gelmeyen kalfa daha gençti.
Müezzinlik de yapıyordu. Bize şeker, leblebi, keçiboynuzu,
hünnap, iğde vesaire satardı.
����
Gönen'den geldiğimiz günden beri bu mektebe devam ediyordum. Ama
dersten mersten hiç haberim yoktu. Bir ağızdan okumaya başladık
mı, ne olursa olsun, ben de karışır, bağırmaya başlardım. En
birinci zevkim falaka tutmak!.. Fakat bir gün Hakim Efendi ile
setre pantolonlu, gülmez suratlı biri geldi. "Kaymakam Bey!
Kaymakam Bey!" dediler.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı