Kitap · Pembe İncili Kaftan
Sayfa 10 / 23
Yazar: Ömer Seyfettin
Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%
Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.
Bu altın kaldırımlı, mina çiçekli, cenneti andıran nurani
yolların nihayetinde daima "kirli bir etek mihrabı" bulunduğunu
bilirdi. İnsanlık onun nazarında çok yüksek, çok büyüktü. İnsan,
arzın üzerinde Allah'ın bir halefiydi. Allah, insana kendi
ahlakını vermek istemişti. İnsan, her mevcudun fevkinde idi.
Kuyruğunu sallaya sallaya efendisinin pabuçlarını yalayan köpeğe
tabasbusyaltaklanma pek yakışırdı; ama, insana... Muhsin Çelebi,
her türlü zilleti hazmederek ikbal tepelerine iki büklüm tırmanan
maskara harislerden, izzetinefissiz kölelerden,
zahifelersürüngenler gibi yerlerde sürünen mülevvespis esirlerden
nefret ederdi. Hatta bunları görmemek için merdümgirizinsandan
kaçan olmuştu. Yalnız muharebe zamanları Guraba Bölüklerine
kumandanlık için meydana çıkardı. Huzurda serbest, tabii oturuşu
sadrazamı çok şaşırttı. Ama, kızdırmadı: - Tebriz'e bir elçi
göndermek istiyoruz. Tarafımızdan sen gider misin, oğlum? - Ben
mi? - Evet. - Ne münasebet?
Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.
Başlatılmadı