Diller

Klavye

Sayfa 11 / 23

Yazar: Ömer Seyfettin

Süre0:00
Hız (WPM)0.0
Doğruluk100.0%

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla. · Backspace devre dışı — yanlış yazsan da devam et.

- Aradığımız gibi bir adam bulamıyoruz da... - Ben şimdiye kadar
devlet mansıbına girmedim. - Niçin girmedin? Muhsin Çelebi biraz
durdu. Yutkundu. Gülümsedi: - Çünkü ben boyun eğmem, el etek
öpmem, dedi; halbuki zamanın devletlileri mevkilerine hep boyun
eğip, el etek hatta ayak öpüp, bin türlü tabasbusla, riya ile,
tekâpu ile çıktıklarından etraflarına daima hep bu
zelilaşağılık mazilerinin çirkin hareketlerini tekrarlayanları
toplarlar. Gözdeleri, nedimleri, himaye ettikleri, hep
denîalçak riyakarlar, ahlâksız müdâhinler,
namussuz maskaralar, haysiyetsiz dalkavuklardır. Mert, doğru,
izzetinefis sahibi, hür, vicdanının sesine kulak veren bir adam
gördüler mi, hemen garez olur, mahvına çalışırlar. Gedik Ahmed
Paşa niçin hançerlendi, paşam? - .... Sadrazam yavaşça dişlerini
sıktı. Gözlerini süzdü. Tuttuğu kağıdı buruşturdu.
Hiddetlenemiyordu. Ama hiddetlendiği zamanlarda olduğu gibi
yanaklarına bir titreme geldi.

Başlat düğmesine bastıktan sonra yazmaya başla.

Başlatılmadı